Düz Yazı Türkleri

1 / 20

Yazarın herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüş, anlayış ve düşüncelerini kanıtlama gereği duymadan sohbet üslubu içinde yazdığı, kısa, günübirlik, yoğun anlatımlı yazılardır bunlar. Genellikle gazetenin belli bir köşesinde yazarı için ayrılan yerde bir köşe başlığı altında yayımlanır. Konu, çoğunluğu ilgilendirmeli ve aktüel olmalıdır. Sürekli olarak aynı konular işlenirse okuyucu sıkıntısı çekilir.
Bu parçada sözü edilen düzyazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

2 / 20

Olmuş ya da olması mümkün olayları anlatan uzun yazı türüdür. Gerçek ya da hayal edilmiş bir evrene ait gerçeklik duygusu uyandıran anlatı türüdür. Yer ve zamana bağlı olarak ayrıntılı biçimde anlatılan olaylar geniş bir zaman kesitinde geçer. Bu türde çok sayıda karaktere yer verilir. Karakterler çok yönlü olarak ele alınır. Bu tür, Türk edebiyatına Yusuf Kamil Paşa’nın Fransız edebiyatından çevirdiği Telemak adlı çeviri ile girer.
Bu parçada sözü edilen yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

3 / 20

Aşağıdakilerden hangisi masalın özellikleri arasında yer almaz?

4 / 20

Özgür kişi, köle olmayan, tutsak olmayan kişidir. Kimsenin kölesi, kimsenin tutsağı değildir. Kendi kendisinin, duygularının, tutkularının, çıkarının da kölesi, tutsağı değildir. “Böyle işime geldiğinden böyle düşünüyorum, böyle söylüyorum.” diyen kimseyi gerçekten özgür sayabilir miyiz? Özgür kişinin düşünceleriyle duyguları, tutkuları, çıkarı arasında ille bir çarpışma, bir karşıtlık olması gerektir, demiyorum; uzlaştıkları zorla değil, kendileriyle uzlaştıkları da olur.

Bu parça hangi edebi türün örneği olabilir? 

5 / 20

I. Yazar düşüncelerini kendisiyle konuşuyormuş gibi içten kaleme alır.

II. Bir kişinin yaşadıklarını duygu ve düşüncelerini hemen kaleme almasıyla oluşan yazı türüne denir.

III. Güncel konulan öznel bir bakışla yorumlayarak yazdığı kısa gazete, dergi yazısında denir.

IV. Bir haberi, dileği, durumu ve düşünceyi birine iletmek amacıyla yazılmış yazılara denir.

Aşağıdaki yazınsal türlerden hangisi bu açıklamalardan hiçbiriyle ilgili değildir?

6 / 20

Konuyu rahat ve akıcı bir biçimde ele alan, çoğu kez yazarının kişisel bakış açısı ve deneyimini aktaran orta uzunluktaki edebi metinlerdir. Bu türün ilk örneklerini 16.yüzyıl Fransız yazarı Michel de Montaigne vermiştir. Yazdığı metinlerin kişisel düşünce deneyimlerinin iletilmesine yönelik edebi parçalar olduğunu vurgulamak için bu adı seçmiştir. Türk edebiyatına diğer edebi türler gibi Tanzimat’tan sonra Batı’nın etkisiyle girer. Yakup Kadri, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı, Yahya Kemal bu türde eserler verse de bizde bu türün en önemli yazarı Nurullah Ataç’tır.
Bu parçada tanıtılan yazınsal tür aşağıdakilerden hangisidir?

7 / 20

Kitap usta yazarın gezi yazılarından oluşuyor. Daha önce bir dergide bölüm bölüm yayımlanan gezi yazıları bunlar. Yazar, bugün bakıldığında bir günü almayacak gibi görünen ama zamanında başlı başına birer macera olan gezileri doyumsuz üslubuyla anlatıyor. Bize, kısa yolculukların bile bir edebiyatçı gözüyle nasıl zenginleştirilebileceğini gösteriyor. Yazıların sonunda bu gezilerin tarihi belirtilseydi daha iyi olurdu. Ayrıca kimi gezi yazılarında devrik cümlelerin çokluğu, okuru yazıdan uzaklaştırabiliyor. Her şeye rağmen edebiyat tadı alınacak önemli bir kitap bu.
Bu parçada aşağıdaki edebiyat türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?

8 / 20

Nihayet evdeyim! O kadar şey üst üste geldi eve hiç varamayacağım sandım. Anlatsam inanmazsınız. İşten biraz erken çıktım, güya trafiğe kalmayacaktım. Caddeye çıkar çıkmaz, gelen ilk taksiye bindim. Taksici oldukça ters  biri. Yanından geçen herkese bağırıp çağırıyor, korna çalıyor. Onun bu hareketine biri mukabele etmez mi? Düştü adamın peşine. “Beyefendi ben o tarafa gitmeyeceğim.” diyorum. “Sen dur biraz kardeşim! Hele şunun bir hesabını görelim.” diyor. Öndeki nereye, biz oraya ! Hiç bilmediğim sokaklara dalıyoruz. Bir sokağa dalar dalmaz bir seyyar satıcının arabasına çarpmasın mı! Etrafımızı birden satıcılar sardı. Bayağı sözlerinin biri bin para. Bu sırada ben de sataşmalardan payımı alıyorum tabii.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinin hangisinden alınmış olabilir?

9 / 20

Antalya Limanı bir antikacı dükkanı gibi ölgün, hareketsiz ve tozluydu. Kırk ayaklı merdivenin altında, gümrüğün yanı başında kurma çekilen gemilerden, tahtaları dişleyen böceklerin çıtırtısı vakit vakit rıhtımın taşlarına vuran dalgaların şapırtısına karışıyor, uzun direklerin arasına gerilen balık ağları, işsiz bir örümceğin neredeyse bütün bir limanı kapsayacak gibi gittikçe büyüyen ağını andırıyordu. Antalya kızgın güneşin altında kendinden geçmiş gibi sessiz ve cansızdı.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinin hangisinden alınmış olabilir?

10 / 20

Edebiyatımıza Tanzimat döneminde gazete ile birlikte Batı’dan giren bir türdür. Bu yazı türü çoğunlukla gazete ve dergilerde yayımlanır. Konu sınırlaması olmayan bu tür günlük konularda yazılabileceği gibi sanatsal ya da bilimsel bir konuda da yazılabilir. Yazar, bir konuyu ele alırken kanıtlarını da öne sürer. Amaç okuru bilgilendirmek, aydınlatmaktır. Düşünce yazıları içinde en ağırbaşlı ve en zor olan türdür.
Bu parçada sözü edilen yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

11 / 20

(I) Yazarın özgürce seçtiği bir konuda kesin yargılara varmadan kendi görüşlerini anlattığı düzyazı türüne denir. (II) Yazar düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuşçasına içten, edebi bir üslupla kaleme alır. (III) Bu tür, edebiyatımıza Tanzimat edebiyatı döneminde girmiştir. (IV) Fransız edebiyatçı Montaigne, 16. yüzyılda bu türün ilk örneklerini vermiştir. (V) Deneme türünün Türk edebiyatındaki en başarılı temsilcisi Nurullah Ataç’tır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde “deneme” ile ilgili bilgi yanlışı vardır?

12 / 20

Bir sanatçının ya da ünlü bir kişinin yaşamıyla ilgili bilgiler aktaran yazılara —-, bir kişinin kendi yaşamını yine kendisinin anlattığı yazılara —- adı verilir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

13 / 20

Aşağıdakilerden hangisi bir düzyazı türü olan sohbetin özellikleri arasında yer almaz?

14 / 20

Tanpınar’ın bazı gözlemlerinde Ataç’ın denemeciliğini aydınlatan kimi ipuçları buluyoruz. Doğrudur, onun yazdıkları, hangi tür içinde gösterilirse gösterilsin, ister günce, ister eleştiri, ister mektup adını taşısın, bütünselliği içinde ele alındığında, “ses perdesi değişen bir sohbet” güncel karşılığıyla bir “söyleşi”dir bir bakıma. Böyle nitelendirebilir, böyle adlandırabiliriz. Hiç de yanılmış olmayız.

Bu parça aşağıdaki türlerden en çok hangi ikisinin özelliklerini taşımaktadır? 

15 / 20

Belgeye bağlama zorunluluğu duymadan çeşitli sonuçlara varmayı amaçlayan, öznel bir üslupla yazılan ve okuyucuyu düşünmeye, araştırmaya yönelten yazı türüdür. Bu türde konu sınırlaması yoktur. Yazar, zaman zaman kendisiyle konuşurmuş gibi yazar, bu nedenle de içten bir anlatımı vardır.

Bu parçada kısaca tanıtılan ve Türk edebiyatında en ünlü ismi Nurullah Ataç olan tür aşağıdakilerden hangisidir?

16 / 20

Bu yazı türü, insanoğlunun yaşadığı yerlerin sınırları dışına çıkma, farklı yerleri görme merakından doğmuştur. Çok eskilere dayanan bu yazı türünün en eski örneklerinden birini İbni Batuta vermiştir. Çağdaş edebiyatımızda ise Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Reşat Nuri Güntekin bu türün başarılı örneklerini vermiştir.

Bu parçada sözü edilen yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

17 / 20

Anlatımı bakımından romana benzeyen, ancak romandan daha kısa bir yazı türüdür. Olaylar genellikle yüzeyseldir bu türde. Kişiler çoğu zaman hayatlarının belli bir kesiti içinde anlatılır. Genellikle kişilerin çalışkanlık, titizlik, korkaklık gibi tek yönü üzerinde durulur. Bu tür, romanla aynı dönemlerde oluşmaya başlamış ve özellikle realizm döneminde önemli bir tür haline gelmiştir. Türk edebiyatında Batılı alamda düşünüldüğünde Tanzimat’la görülmeye başlamış; Halit Ziya, Ömer Seyfettin, Memduh Şevket, Sait Faik bu türde önemli eserler vermişlerdir.
Bu parçada sözü edilen yazınsal tür aşağıdakilerden hangisidir?

18 / 20

Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı yapılmıştır?

19 / 20

—- kişinin yalnızca kendisiyle, kendi yaşamıyla ilgili bilgileri verirken; —-, hem kişinin başından geçenleri hem de o dönemde toplumda yaşananları içerir. Yazarın, her gün tuttuğu notlardan oluşan —- ise o günün olay, yaşantı ve düşüncelerini sıcağı sıcağına aktarır.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilmelidir?

20 / 20

İnsanın içini dökmeden edemediği dakikalar olur. Bir dost, bu dakikalarda erişilmez bir değer kazanır. Ama her şey bir dosta söylenmez ki… Onun için, hele bir insan yazarsa, içinin gizli kıvrımlarını görmesini biliyorsa, masasının başına geçip kalemi eline almadan edemez. İç dünyasının inceliklerini yazıya döktükten sonra üzerine bir de tarih atar. İşte …….dediğimiz, yazarın kendi kendisiyle bu alçak sesle konuşmasından doğmuştur.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yazı türlerinden hangisi getirilmelidir? 

Skorunuz

Ortalama puan 54%

0%

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir