Testler soru bankası formatındadır. Yeniden başladığında her defasında yeni sorular gelecektir.

Hazır olan testlerimiz aşağıdadır.

Hemen çözmeye başlayabilirsiniz.

DÜZYAZI TÜRLERİ TESTİ

Düz Yazı Türkleri

1 / 20

Edebiyatımıza Tanzimat döneminde gazete ile birlikte Batı’dan giren bir türdür. Bu yazı türü çoğunlukla gazete ve dergilerde yayımlanır. Konu sınırlaması olmayan bu tür günlük konularda yazılabileceği gibi sanatsal ya da bilimsel bir konuda da yazılabilir. Yazar, bir konuyu ele alırken kanıtlarını da öne sürer. Amaç okuru bilgilendirmek, aydınlatmaktır. Düşünce yazıları içinde en ağırbaşlı ve en zor olan türdür.
Bu parçada sözü edilen yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

2 / 20

Anlatımı bakımından romana benzeyen, ancak romandan daha kısa bir yazı türüdür. Olaylar genellikle yüzeyseldir bu türde. Kişiler çoğu zaman hayatlarının belli bir kesiti içinde anlatılır. Genellikle kişilerin çalışkanlık, titizlik, korkaklık gibi tek yönü üzerinde durulur. Bu tür, romanla aynı dönemlerde oluşmaya başlamış ve özellikle realizm döneminde önemli bir tür haline gelmiştir. Türk edebiyatında Batılı alamda düşünüldüğünde Tanzimat’la görülmeye başlamış; Halit Ziya, Ömer Seyfettin, Memduh Şevket, Sait Faik bu türde önemli eserler vermişlerdir.
Bu parçada sözü edilen yazınsal tür aşağıdakilerden hangisidir?

3 / 20

İnsanın içini dökmeden edemediği dakikalar olur. Bir dost, bu dakikalarda erişilmez bir değer kazanır. Ama her şey bir dosta söylenmez ki… Onun için, hele bir insan yazarsa, içinin gizli kıvrımlarını görmesini biliyorsa, masasının başına geçip kalemi eline almadan edemez. İç dünyasının inceliklerini yazıya döktükten sonra üzerine bir de tarih atar. İşte …….dediğimiz, yazarın kendi kendisiyle bu alçak sesle konuşmasından doğmuştur.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yazı türlerinden hangisi getirilmelidir? 

4 / 20

Konuyu rahat ve akıcı bir biçimde ele alan, çoğu kez yazarının kişisel bakış açısı ve deneyimini aktaran orta uzunluktaki edebi metinlerdir. Bu türün ilk örneklerini 16.yüzyıl Fransız yazarı Michel de Montaigne vermiştir. Yazdığı metinlerin kişisel düşünce deneyimlerinin iletilmesine yönelik edebi parçalar olduğunu vurgulamak için bu adı seçmiştir. Türk edebiyatına diğer edebi türler gibi Tanzimat’tan sonra Batı’nın etkisiyle girer. Yakup Kadri, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı, Yahya Kemal bu türde eserler verse de bizde bu türün en önemli yazarı Nurullah Ataç’tır.
Bu parçada tanıtılan yazınsal tür aşağıdakilerden hangisidir?

5 / 20

Aşağıdakilerden hangisi bir düzyazı türü olan sohbetin özellikleri arasında yer almaz?

6 / 20

Olmuş ya da olması mümkün olayları anlatan uzun yazı türüdür. Gerçek ya da hayal edilmiş bir evrene ait gerçeklik duygusu uyandıran anlatı türüdür. Yer ve zamana bağlı olarak ayrıntılı biçimde anlatılan olaylar geniş bir zaman kesitinde geçer. Bu türde çok sayıda karaktere yer verilir. Karakterler çok yönlü olarak ele alınır. Bu tür, Türk edebiyatına Yusuf Kamil Paşa’nın Fransız edebiyatından çevirdiği Telemak adlı çeviri ile girer.
Bu parçada sözü edilen yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

7 / 20

Özgür kişi, köle olmayan, tutsak olmayan kişidir. Kimsenin kölesi, kimsenin tutsağı değildir. Kendi kendisinin, duygularının, tutkularının, çıkarının da kölesi, tutsağı değildir. “Böyle işime geldiğinden böyle düşünüyorum, böyle söylüyorum.” diyen kimseyi gerçekten özgür sayabilir miyiz? Özgür kişinin düşünceleriyle duyguları, tutkuları, çıkarı arasında ille bir çarpışma, bir karşıtlık olması gerektir, demiyorum; uzlaştıkları zorla değil, kendileriyle uzlaştıkları da olur.

Bu parça hangi edebi türün örneği olabilir? 

8 / 20

—- kişinin yalnızca kendisiyle, kendi yaşamıyla ilgili bilgileri verirken; —-, hem kişinin başından geçenleri hem de o dönemde toplumda yaşananları içerir. Yazarın, her gün tuttuğu notlardan oluşan —- ise o günün olay, yaşantı ve düşüncelerini sıcağı sıcağına aktarır.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilmelidir?

9 / 20

Belgeye bağlama zorunluluğu duymadan çeşitli sonuçlara varmayı amaçlayan, öznel bir üslupla yazılan ve okuyucuyu düşünmeye, araştırmaya yönelten yazı türüdür. Bu türde konu sınırlaması yoktur. Yazar, zaman zaman kendisiyle konuşurmuş gibi yazar, bu nedenle de içten bir anlatımı vardır.

Bu parçada kısaca tanıtılan ve Türk edebiyatında en ünlü ismi Nurullah Ataç olan tür aşağıdakilerden hangisidir?

10 / 20

Nihayet evdeyim! O kadar şey üst üste geldi eve hiç varamayacağım sandım. Anlatsam inanmazsınız. İşten biraz erken çıktım, güya trafiğe kalmayacaktım. Caddeye çıkar çıkmaz, gelen ilk taksiye bindim. Taksici oldukça ters  biri. Yanından geçen herkese bağırıp çağırıyor, korna çalıyor. Onun bu hareketine biri mukabele etmez mi? Düştü adamın peşine. “Beyefendi ben o tarafa gitmeyeceğim.” diyorum. “Sen dur biraz kardeşim! Hele şunun bir hesabını görelim.” diyor. Öndeki nereye, biz oraya ! Hiç bilmediğim sokaklara dalıyoruz. Bir sokağa dalar dalmaz bir seyyar satıcının arabasına çarpmasın mı! Etrafımızı birden satıcılar sardı. Bayağı sözlerinin biri bin para. Bu sırada ben de sataşmalardan payımı alıyorum tabii.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinin hangisinden alınmış olabilir?

11 / 20

Yazarın herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüş, anlayış ve düşüncelerini kanıtlama gereği duymadan sohbet üslubu içinde yazdığı, kısa, günübirlik, yoğun anlatımlı yazılardır bunlar. Genellikle gazetenin belli bir köşesinde yazarı için ayrılan yerde bir köşe başlığı altında yayımlanır. Konu, çoğunluğu ilgilendirmeli ve aktüel olmalıdır. Sürekli olarak aynı konular işlenirse okuyucu sıkıntısı çekilir.
Bu parçada sözü edilen düzyazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

12 / 20

Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı yapılmıştır?

13 / 20

Bu yazı türü, insanoğlunun yaşadığı yerlerin sınırları dışına çıkma, farklı yerleri görme merakından doğmuştur. Çok eskilere dayanan bu yazı türünün en eski örneklerinden birini İbni Batuta vermiştir. Çağdaş edebiyatımızda ise Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Reşat Nuri Güntekin bu türün başarılı örneklerini vermiştir.

Bu parçada sözü edilen yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

14 / 20

Kitap usta yazarın gezi yazılarından oluşuyor. Daha önce bir dergide bölüm bölüm yayımlanan gezi yazıları bunlar. Yazar, bugün bakıldığında bir günü almayacak gibi görünen ama zamanında başlı başına birer macera olan gezileri doyumsuz üslubuyla anlatıyor. Bize, kısa yolculukların bile bir edebiyatçı gözüyle nasıl zenginleştirilebileceğini gösteriyor. Yazıların sonunda bu gezilerin tarihi belirtilseydi daha iyi olurdu. Ayrıca kimi gezi yazılarında devrik cümlelerin çokluğu, okuru yazıdan uzaklaştırabiliyor. Her şeye rağmen edebiyat tadı alınacak önemli bir kitap bu.
Bu parçada aşağıdaki edebiyat türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?

15 / 20

Bir sanatçının ya da ünlü bir kişinin yaşamıyla ilgili bilgiler aktaran yazılara —-, bir kişinin kendi yaşamını yine kendisinin anlattığı yazılara —- adı verilir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

16 / 20

Tanpınar’ın bazı gözlemlerinde Ataç’ın denemeciliğini aydınlatan kimi ipuçları buluyoruz. Doğrudur, onun yazdıkları, hangi tür içinde gösterilirse gösterilsin, ister günce, ister eleştiri, ister mektup adını taşısın, bütünselliği içinde ele alındığında, “ses perdesi değişen bir sohbet” güncel karşılığıyla bir “söyleşi”dir bir bakıma. Böyle nitelendirebilir, böyle adlandırabiliriz. Hiç de yanılmış olmayız.

Bu parça aşağıdaki türlerden en çok hangi ikisinin özelliklerini taşımaktadır? 

17 / 20

Antalya Limanı bir antikacı dükkanı gibi ölgün, hareketsiz ve tozluydu. Kırk ayaklı merdivenin altında, gümrüğün yanı başında kurma çekilen gemilerden, tahtaları dişleyen böceklerin çıtırtısı vakit vakit rıhtımın taşlarına vuran dalgaların şapırtısına karışıyor, uzun direklerin arasına gerilen balık ağları, işsiz bir örümceğin neredeyse bütün bir limanı kapsayacak gibi gittikçe büyüyen ağını andırıyordu. Antalya kızgın güneşin altında kendinden geçmiş gibi sessiz ve cansızdı.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinin hangisinden alınmış olabilir?

18 / 20

I. Yazar düşüncelerini kendisiyle konuşuyormuş gibi içten kaleme alır.

II. Bir kişinin yaşadıklarını duygu ve düşüncelerini hemen kaleme almasıyla oluşan yazı türüne denir.

III. Güncel konulan öznel bir bakışla yorumlayarak yazdığı kısa gazete, dergi yazısında denir.

IV. Bir haberi, dileği, durumu ve düşünceyi birine iletmek amacıyla yazılmış yazılara denir.

Aşağıdaki yazınsal türlerden hangisi bu açıklamalardan hiçbiriyle ilgili değildir?

19 / 20

(I) Yazarın özgürce seçtiği bir konuda kesin yargılara varmadan kendi görüşlerini anlattığı düzyazı türüne denir. (II) Yazar düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuşçasına içten, edebi bir üslupla kaleme alır. (III) Bu tür, edebiyatımıza Tanzimat edebiyatı döneminde girmiştir. (IV) Fransız edebiyatçı Montaigne, 16. yüzyılda bu türün ilk örneklerini vermiştir. (V) Deneme türünün Türk edebiyatındaki en başarılı temsilcisi Nurullah Ataç’tır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde “deneme” ile ilgili bilgi yanlışı vardır?

20 / 20

Aşağıdakilerden hangisi masalın özellikleri arasında yer almaz?

Skorunuz

Ortalama puan 54%

0%

TANZİMAT EDEBİYATI TESTİ

Tanzimat Edebiyatı Testi

1 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi için söylenemez? 

2 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

İşlenen en önemli konu tutsaklıktır. Evlenecek kişilerin kendi istekleri göz önüne alınmadan evlenmenin yapılması, böyle evlenmelerin doğurduğu acılar da diğer önemli bir konudur. Batılılaşmanın yanlış yorumlanmasını konu alanlar da vardır.
Parçaya göre aşağıdakilerden hangisi bu konuların dışında yazılmış bir eserdir?

3 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Bu ayrılık bana yaman geldi pek,
Ruhum hasta, kırık kolum kanadım.
Ya gel bana ya oraya beni çek,
Gözüm nuru oğulcuğum, Nijad’ım!

Bu dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

4 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Olaylar 1853 yılında Osmanlı Devleti ve Rusya arasında başlayan Kırım Savaşı’nda gönüllü olarak orduya katılan İslam Bey ile onun peşinden Silistre’ye giden Zekiye adlı genç kızın aşkı etrafında gelişir.

Yukarıda konusu kısaca verilen Namık Kemal’in bu oyunu için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

5 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

(I) Tanzimat Fermanı’nın ilanından (1839) sonra siyasi ve sosyal alanda görülen Batı kaynaklı değişme ve gelişmeler şiire de yansır. (II) Şinasi’nin 1859’da Fransızcadan çevirdiği şiirleri yayımladığı “Tercüme-i Manzume” adlı eserini, sonraki yıllarda özellikle Fransız şairlerden yapılan başka çeviriler izler. (III) Bu eserler aracılığıyla şiir türü, Türk edebiyatında boy vermeye başlar.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde bilgi yanlışı yoktur?

6 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Türk tiyatrosunun basılı ilk metni olan tek perdelik komedide şair Müştak Bey’e, sevgilisi Kumru Hanım diye, onun çirkin ve yaşlı ablasını nikahlarlar.
Kısaca tanıtılan bu oyun, aşağıdaki sanatçılarımızın hangisine aittir?

7 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Divan edebiyatıyla Tanzimat edebiyatının karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

8 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Adaptasyon, yabancı dilde yazılmış bir yapıtı yerli renk ve anlatıma uyarlamaktır. Türk Edebiyatında ilk adaptasyon çalışmaları —- döneminde —– tarafından yapılmıştır.
Parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

9 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

İçli Kız – (Kendi kendine) Bu halayık kısmına da ne kadar acırım. Bak mesela şu bîçare. Genç, güzel, mahcup, terbiyeli, ancak tahsili eksik. Üç sene evvel İstanbul’a gelmiş, tamam on sekiz yaşında iken memleketinden ayrılmış. Kim bilir zavallının orada bir sevdiği, bir nişanlısı mı var nedir ki iki lakırdıda bir bana gelinlikten bahsediyor. Kim bilir, bîçare anasının yanında ne kadar rahatla, ne kadar ümit ile ömür sürmüştür? Buraya gelmiş, eziyet görür, cefa görür, dayak yer, hakaret görür. Sahipleri kendi kulu imiş gibi kullanır. Acaba ben idareme karışır bir adam olsaydım, halayık kullanabilir miydim? Zannetmem. İnsafım beni men ederdi. Bak biçarenin indinde gelinlik ne büyük saadet imiş. Demek olur ki beni söyletecek de mütelezziz olacak. Ne saadet ki zavallı kıza kocadıktan sonra müyesser olacak.

İçli Kız – Ben sana nereye gittiklerini sormuyorum a kardeş, daha gelmediler mi dedim?
Perengiz – Küçük hanımcığım!
İçli Kız – Ne var?
Perengiz – Küçük hanımcığım! Bana kardeşim demeyiniz. Hanımefendi darılıyor.
İçli Kız – Benim indimde herkes kardeştir. Ayrı gayrı yoktur. Sen nasılsan ben de öyleyim.

Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

10 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

… Şiir ve İnşâ makalesinde divan edebiyatını millî bir edebiyat olarak görmediğini söyler. Ona göre dilin ve şiirin gelişmesi için kaynağımız halk edebiyatıdır. Bu makaleden altı yıl sonra … adını verdiği divan şiiri antolojisinin ön sözünde ise bu fikirlerin tam tersini savunur. Bu sefer de halk edebiyatını küçümseyerek divan şiirini göklere çıkaracaktır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

11 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

— Edebiyatımızda realizmin başarılı örneklerinden biridir.
— Uzun hikaye özeliklerine sahip bir romandır.
— Köy gerçeğini etkili bir biçimde yansıtmıştır.
— Kahramanlar çevreye oldukça uyumlu bir şekilde aktarılmıştır.
Yukarıda özellikleri verilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

12 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Edebiyatı halka seslendiği bir kürsü olarak gören sanatçı hemen her türde eser vermiştir. Onun için tiyatro eğlencedir ancak eğlencelerin en faydalısıdır. Altı tiyatro oyunu kaleme alan sanatçı, yazdığı ilk oyunun 1873 yılında sahnelenmesinden sonra çıkan olaylar üzerine sürgüne gönderilmiştir.

Bu parçada tanıtılan Tanzimat sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir?

13 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

lemlerin şairi
II.Vatan şairi
III.Yazı makinesi
IV.Tezatlar şairi

Aşağıdaki Tanzimat sanatçılarından hangisi yukarıda verilenlerin herhangi biriyle ilişkilendirilemez?

14 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

1873 yılında … adlı oyununun sahnelenmesinden sonra çıkan olaylar üzerine Magosa’ya sürgüne gönderilir. Otuz sekiz ay süren sürgünde bol olan tek şey zamandır. Eserlerinin önemli bir kısmını burada yazar. 1876 yılında tahta çıkan V. Murat’ın affıyla İstanbul’a dönmüştür. II. Abdülhamit’in ilk günlerinde Kanunuesasiyi hazırlayan komisyonda Ziya Paşa ile birlikte çalışır.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

15 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Yâ Rabb, nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyâc
İnsanın ihtiyâcı ki bir lokma nânedir
(keşmekeş-i derd-i ihtiyâc: ihtiyaç derdi için çekişme, nân: ekmek)

Bu beyitle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

16 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

“Hayır, bizim tabii olan şiir ve nesrimiz taşra halkıyla İstanbul ahalisinin okumamış kısmı arasında hâlâ durmaktadır. Bizim şiirimiz, hani şairlerin vezinsiz diye beğenmedikleri halk şarkıları ve taşrada çöğür (saz) şairleri arasında deyiş, üçleme ve kayabaşı denen nazımlardır. Ve bizim tabii nesrimiz, kamus çevirmeninin (Mütercim Asım Efendi’nin) ve sonradan Muhbir gazetesinin kullandığı yazı şivesidir.”

Ziya Paşa’ya ait olan yukarıdaki paragraf sanatçının aşağıda verilen eserlerinin hangisinden alınmış olabilir?

17 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Ziya Paşa, Hürriyet gazetesinde çıkan —- adlı makalesinde Divan edebiyatını eleştirir ve yapay bir edebiyat olduğunu öne sürer. Daha sonra —- adlı eserinin önsözünde bu görüşlerini reddeder ve Divan edebiyatını yüceltir.

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

18 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Emsâl-i edebîyyedendir ki Hakikat nâmında bütün âlemyân içinde mahbûb-ı kulûb olmağa lâyık bir kız varmış. Saçları dağınık, bağrı açık gezdiği için delidir demişler, zincire vurmuşlar. Sonra Akıl nâmında bir hekim çehreyi eski hâlinde bırakmakla beraber dikkat olunmayınca anlaşılmaz bir tarza getirir bir düzgün icâd etmiş, adını mesel koymuş; Hakikat’in yüzünü onunla boyamış. Arkasına da âdet denir bir makbûl biçiminde libâslar giydirmiş, yine kızı meydana salıvermiş. O vakit Hakikat herkes indinde makbul olmağa başlamış. İşte tiyatro, yüzüne mesel düzgünleri sürülmüş, arkasına âdet libâsları giydirilmiş olan Hakikat’in teşahhus etmiş bir misâlidir.

Bu parçada Namık Kemal, tiyatronun hangi özelliğini vurgulamaktadır?

19 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Aşağıda verilen bilgilerden hangisi Abdülhak Hamit Tarhan için söylenemez?

20 / 20

Kategori: Tanzimat Edebiyatı

Aşağıda verilen eserler, türleri bakımından ikişerli eşleştirilse hangisi dışarıda kalır?

Skorunuz

Ortalama puan 47%

0%

EDEBİ BİLGİLER

Edebi Bilgiler

1 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Tek dörtlükten oluşan, Divan edebiyatına Fars edebiyatından
geçmiş olan ve kendine özgü 24 kalıbı olan nazım şekline …rubai…
adı verilir.

2 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Felsefi ve toplumsal konuların işlendiği ve beyit nazım birimi ile
oluşan nazım şekline …rubai… denir.

3 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

. “Mecalisü’n Nefais” edebiyatımızda ‘biyografi’ anlamına gelen
ilk …tezkire… örneğidir

4 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Tanzimat’a kadar …roman… türünün yerini destanlar, efsaneler,
mesneviler, halk hikayeleri ve masallar tutmuştur

5 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

…Bozkurt… ve …Ergenekon… destanları Göktürklere aittir.

6 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Uyaklardan sonra gelen, anlamca ve görevce aynı olan eklere,
yardımcı seslere veya sözcüklere …uyak… denir.

7 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Hun Türklerine ait olan ..…Oğuz Kağan….. Destanı 13. yy’da
Uygur harfleriyle yazıya geçirilmiştir

8 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Tanzimat döneminden önce, Divan edebiyatında hikâye ve roman
türünün yerini tutan nazım şekline …mesnevi… adı verilir.

9 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

11’li hece ölçüsüyle yazılan ve Divan edebiyatında “gazel”in
karşılığı olan Aşık edebiyatı nazım şekline …türkü… denir.

10 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

. Allah’la konuşuyor, şakalaşıyor gibi söylenen Tekke edebiyatı
nazım şekline …şathiye… adı verilir

11 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Tuyuğ denilince akla ilk gelen Divan edebiyatı sanatçımız …Nesimi’dir.

12 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

“a-b-b-a” diziliş ile oluşan uyak örgüsüne …sarmal… adı verilir.

13 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Türk edebiyatının milli ölçüsüne …hece… adı verilir.

14 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Servet-i Fünun döneminde yaygınlaşan nesir biçimindeki şiir türüne …manzum…
şiir denir.

15 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Tek dörtlükten oluşan, Divan edebiyatına Fars edebiyatından
geçmiş olan ve kendine özgü 24 kalıbı olan nazım şekline …mesnevi…
adı verilir.

16 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

İki dizeden oluşan nazım birimine …beyit… adı verilir.

17 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Batıdan alınan ve ilk defa Servet-i Fünun döneminde kullanılan
nazım biçimleri şunlardır: Serbest Müstezat, Terzarima, Triyole,
Sone

18 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Terkib-i bend nazım şekliyle “Kanuni Mersiyesi”ni …Baki…
yazmıştır

19 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Nefeslerinde insan sevgisini dile getiren, “Gelin canlar bir
olalım.” felsefesiyle şiirler yazan Halk edebiyatı ozanımız …Pir
Sultan Abdal…’dır.

20 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Allah aşkından söz eden ve özel bir ezgisi olan Tekke edebiyatı
nazım şekline …ilahi… adı verilir

21 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Kasidede “şairin kendini övdüğü” bölüme …medhiye… adı
verilir.

22 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

…Fıkra…’de açık, anlaşılır ve ciddi bir dil kullanılır.
Öğreticilik esastır. Yazar tarafsız, tutarlı ve bilimsel bir üslup
kullanır.

23 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Divan edebiyatı döneminde hece ölçüsünü kullanmış olan
sanatçımızın …Nedim…’dir.

24 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Türk edebiyatında …deneme… türünün örnekleri
Cumhuriyet’ten sonra verilmeye başlanmıştır. Sabahattin Eyüboğlu,
Suut Kemal Yetkin bu türün ustaları arasında yer alır.

25 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Abdülhak Hamit’e ait olan “Sahra” adlı şiir …pastoral… türde
yazılmıştır.

26 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Tarikata yeni giren müritlere tarikatın ilkelerini öğretmek
amacıyla yazılan Tekke edebiyatı nazım şekline …nutuk… denir.

27 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Divan edebiyatında “hiciv”, Halk edebiyatında “taşlama”, Yeni
Türk edebiyatında ise “yergi” olarak adlandırılan şiir türüne
…satirik… şiir denir.

28 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

“Üç Şehitler Destanı” …epik… şiir türünün güzel bir örneğidir

29 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Tuyuğ denilince akla ilk gelen Divan edebiyatı sanatçımız …Kadı
Burhanettin…’dir.

30 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Halk edebiyatında “mani”nin karşılığı olan nazım şekline divan
edebiyatında …gazel… denir.

31 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

…Makale…’de açık, anlaşılır ve ciddi bir dil kullanılır.
Öğreticilik esastır. Yazar tarafsız, tutarlı ve bilimsel bir üslup
kullanır.

32 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

İnsanın Allah’tan ayrılarak dünyaya geldiğini ve tekrar Allah’a
döneceğini anlatan Tekke edebiyatı nazım şekline …devriye… adı
verilir

33 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Çoban yaşamını karşılıklı konuşmalarla anlatan pastoral şiire
….eglog… denir.

34 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

5-15 beyit sayısına sahip, Halk edebiyatında “koşma”nın
karşılığı olan Divan edebiyatı nazım şekline …gazel… adı verilir.

35 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Öykücülükte “durum (kesit) tarzının” kurucusu …Çehov…’dur

36 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Halk edebiyatında “mani”nin karşılığı olan nazım şekline divan
edebiyatında …tuyuğ… denir.

37 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Bir eserin veya sanatçının yalnızca bir yönünü derinlemesine
inceleyen yazı türüne …monografi… denir.

38 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

…Şu… ve …Alp Er Tunga… Saka Türklerinin destanlarıdır

39 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

“a-b-b-a” diziliş ile oluşan uyak örgüsüne …çapraz… adı verilir.

40 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Abdülhak Hamit’e ait olan “Makber” adlı şiir …pastoral… türde
yazılmıştır.

41 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Felsefi ve toplumsal konuların işlendiği ve beyit nazım birimi ile
oluşan nazım şekline …kıta… denir.

42 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Ölen bir kişi için yazılan Divan şiiri türüne …yuğ adı

verilir.

43 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Acı ve tatlı olayları bir arada anlatan, tiyatro yapıtlarındaki
şiirlere …satirik… şiir denir.

44 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Savaş, yiğitlik gibi konuları işleyen; esnaf, bekçi, deprem gibi
çeşitleri olan en uzun Aşık edebiyatı nazım şekline …destan… adı
verilir.

45 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Bireylerin ve toplumların kötü yönlerini ele alarak bunları
eleştirel bir bakış açısı ile anlatan koşma türüne …taşlama… adı
verilir.

46 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

…Manas… Kırgız Türklerinin dünyaca ünlü destanıdır

47 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

Divan edebiyatında didaktik şiir denince akla ilk gelen
…Nabi…’dir.

48 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

İçinde “bre, hey” gibi ünlemlerin olduğu Aşık edebiyatı nazım
şekline …destan… adı verilir.

49 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

İçinde “bre, hey” gibi ünlemlerin olduğu Aşık edebiyatı nazım
şekline …varsağı… adı verilir.

50 / 50

Kategori: D-Y Edebi Bilgiler

“İlyada, Kalevala, Oğuz Kağan gibi destanlar, yapma destanlara
örnek olarak gösterilebilir.” cümlesinde …yapma… kelimesinde
bilgi yanlışlığı vardır.

Skorunuz

Ortalama puan 68%

0%

ESER ÖZETLERİ – YAZAR – ESER

Eser Özeti – Yazar

Eser Özetleri – Eser – Yazar

1 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Eserde olaylar I. Abdülhamit (öl.1789) ve III. Selim’in (öl.1807) saltanat yılları içinde geçer (1774-1807). Yazar, eseriyle birçok açıdan bozulan, başına buyruk hareket eden ve devlet içinde devlet hâline gelen yeniçerileri bir aile dramı üzerinden anlatmaya çalışmıştır. Eserde Yeniçeri Osman Çorbacı ile bir yeniçeri kızı olan Ayşe’nin evliliği konu edilir. Osman Çorbacı ve Ayşe dört-beş sene geçmesine rağmen çocuk sahibi olamaz. Bu arada Osmanlı-Rus savaşı patlak verir. Osman, savaşa gittikten yaklaşık on bir ay sonra Ayşe’den gelen mektupla bir oğlu olduğunu öğrenir. Ayşe, çocuğu müjdeleyen mektubuna yavrusunun saçını bile koymuştur. Önce sevinen Osman Çorbacı, aradan geçen zamanı düşünerek karısından şüphelenmeye başlar. Mektubun yolda gecikebileceğini aklına getiremeyen yeniçeri, karısını ve çocuğu öldürmeye karar verse de bu mümkün olmayacak oğlu yıllar sonra bir yeniçeri olarak karşısına çıkacaktır.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

2 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

1796’da yazılan kitap ancak 1852’de basılabilmiştir. Tanzimat öncesine ait bu eser, modern hikayeye geçişte bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Hikayelerde, masallarda görülen olağanüstü varlık (cin, peri gibi) ve olaylar yanında gerçekçi unsurlar da yer almaktadır.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

3 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

İlk köy romanı olarak kabul edilmektedir.
Bir çift öküz edinmeye çalışan bir çiftçinin hikayesidir. Olay, Antalya’nın Kaş İlçesine bağlı Beymelik köyünde geçer. Karabibik, babadan kalma on iki dönümlük tarlasının dört dönümünü satmış, kalan sekiz dönümle geçinmeye çalışmaktadır. Bir çift öküze borç alarak kavuşan adamın artık tek derdi evde kalan kızına bir kısmet bulmaktır.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

4 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Roman, hayat kadınlığı yaparak ailesine bakmaya çalışan Kalyopi adındaki genç bir kadının hikayesidir. Orta yaşlı, namuslu ve iyiliksever bir adam olan Ahmet Efendi; Kalyopi’nin hikâyesini dinler ve onu genelevden çıkarır. Roman, Ahmet Efendi’nin bu talihsiz kızı, bir ahbabının Rum uşağı ile evlendirmesiyle mutlu bir şekilde sona erer.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

5 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Hikayenin başkahramanı zengin bir ailenin oğlu olan İhsan‘dır. İhsan’ın halasının kızı Hüsna, anne ve babası ölünce bu zengin eve getirilir. İhsan ve Hüsna birlikte büyürler. İhsan şımarık bir çocuktur. Hüsna ise sessiz ve mahzun bir kişiliktir. Sonrasında aile onları evlendirmeye karar verir. Hüsna zaten İhsan’a aşıktır. İhsan, Hüsna’nın bu duygularıyla alay etse de ısrarlara dayanamaz ve Hüsna ile evlenmeyi kabul eder. Düğün hazırlıkları başlar fakat İhsan bu arada Beyoğlu’nda bir Fransız şarkıcıya aşık olmuştur. İhsan, kadının onunla eğlendiğini düşünse de bir türlü ondan vazgeçemez. Kadınla bir otelde yaşamaya başlar. Anne ve babasının yalvarmalarına rağmen, eve dönmez. Sonunda kadın İhsan’ı terk eder. İhsan çaresiz evine döner. Büyük bir pişmanlık duymaktadır. Hüsna ise hastadır. İhsan, Hüsna’dan af diler ama Hüsna ölür.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

6 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Kırk yaşını aşkın ve evli bir adam olan Behzat’ın bir vapur yolculuğu sırasında tanıştığı Galip ve Aliye’nin on iki yaşındaki kızı Şahande’ye aşık oluşunun anlatıldığı hikayede, daha çok Behzat’ın kendisiyle yaptığı iç mücadeleye dikkat çekilmiştir. Hasba ile arkadaş olan Behzat, İstanbul’a döndükten sonra bu aileyle görüşmeye devam eder. Daha sonra Behzat’ın gayretleriyle Hasba yatılı bir okula verilir. Aradan dört yıl geçtikten sonra, Hasba evlenir. Nikah şahitliğini de Behzat yapar.

7 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

alat, Hacı Babanın dükkanında onun üvey kızı Fitnat’ı görür ve ona aşık olur. Fitnat da Talat’a aşık olmuştur. Talat, kadın kılığına girerek ve Ragıbe adıyla Fitnat’ın evine nakış öğrenmeye gider. Talat, Fitnat’ın da kendisine aşık olduğunu anlayınca, ona kendisini Talat’ın kız kardeşi olarak tanıtır. Üsküdar’da zengin ve dul bir adam olan Ali Bey’le Fitnat’ı evlendirmek isterler. Fitnat, Ragıbe’ye bu haberi verdiği gün Ragıbe gerçek kimliğini açıklar. İki genç şayet evlenemeyecek olurlarsa intihar etmeye karar verirler.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

8 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Edebiyatımızın ilk tarihi romanı olarak kabul edilmektedir.
Yazar, iki cilt olarak tasarladığı bu eserin sadece ilk cildini tamamlayabilmiştir. Roman, Namık Kemal’in İslam birliği ülküsü ile ilgilidir. Eserde Cezmi’nin yetişmesi, Osmanlı-İran savaşlarındaki kahramanlıkları, İran’da esir olan Kırım Şehzadesi Adil Giray’ı kurtarma çabaları, yazarın coşkun üslubu ile anlatılır. Adil Giray ile ona âşık olan İran şahının karısı ve kız kardeşi romanın sonunda ölürler.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

9 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Roman “Ali Bey’in Sergüzeşti” adıyla da bilinmektedir. Edebiyatımızın ilk edebi romanıdır.
Hayat tecrübesi olmayan, iradesiz bir genç olan Ali Bey, hafifmeşrep bir kadın olan Mahpeyker’e aşık olur. Nasıl bir kadın olduğunu öğrense de kendisini sevdiğini ve değişmek istediğini düşünerek görüşmeye devam eder. Annesi oğlunu Mahpeyker’den kurtarmak için Dilaşup adıyla güzel bir cariye alır. Bir akşam eve dönmeyen sevgilisinden şüphe eden Ali Bey, kadını terk eder. Oldukça güzel olan Dilaşup ile evlenir. İntikam almak isteyen Mahpeyker ise Dilaşup’a iftira atar. Kurulan tuzağa kanan Ali Bey, Dilaşup’u kovar. Dilaşup, Mahpeyker tarafından satın alınır. Mahpeyker, her şeye rağmen Ali Bey’i tekrar elde etmek ister, ancak tekrar hakarete uğrayınca Ali Bey’i öldürtmek için tuzak kurar. Dilaşup, kendisini feda ederek Ali Bey’i ölümden kurtarır. Ali Bey de Mahpeyker’i öldürür. Kendisi de altı ay sonra hapiste ölür.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

10 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

İlk realist roman olarak kabul edilmektedir. Romanın teması, yanlış Batılılaşmadır. Üstünkörü bir eğitim görmüş Bihruz Bey bir vezir oğludur. Babası ölünce bir miktar paraya kavuşur. Kendini eğlenceye kaptıran Bihruz gönlünü Periveş adlı bir kıza kaptırır. Yalancı ve dalkavuk arkadaşı ona Periveş’in öldüğünü söyler, bu üzüntü içinde Şehzade başında yürürken Periveş’e çok benzeyen birini görür ve onu Periveş’in ablası sanır. Bihruz’un ahmaklığını anlayan kadın, Periveş diye aradığı kişinin kendisi olduğunu söyler. Sonunda, Bihruz sevdiği kadının öyle sandığı gibi yüksek bir aileden olmayıp tersine düşkün bir kadın olduğunu anlar.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerden hangisidir?

11 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Eser, edebiyatımızın ilk polisiye romanıdır.
Olay, İstanbul gazetelerinde yer alan bir haberle başlar. Karadeniz’den dönen balıkçılar İstanbul Boğazı’ndaki bir kayalıkta bir genç kızla iki adamın cesedini bulur. Olaya Beyoğlu Kaymakamlığı soruşturma memurlarından Osman Sabri el koyar. Bu olaydan bir ay sonra Beyoğlu’nda Halil Suri adındaki Hristiyan Arap evindeki odasında asılı bulunur. Halil Suri, dönemin ileri gelenleriyle sıkı fıkı ilişkileri olan zengin bir adamdır. Olay, ilk önce intihar zannedilir. Osman Sabri, doktor raporlarından yola çıkarak olayın cinayet olduğunu ortaya çıkarır. Osman Sabri, bu cinayetle diğer cinayetler arasında bir bağ olduğunu keşfedecektir

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

12 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Romantizmden realizme geçiş özelliği gösteren eserin konusu esarettir.
Esircilerin Kafkasya’dan getirdikleri Dilber, dokuz yaşında İstanbul’da bir eve 40 liraya satılır. Evin hanımı ve zenci halayık Taravet çocuğa acımasız davranır. Evin reisi memuriyet için Anadolu’ya gideceğinden evin fazla eşyalarıyla birlikte Dilber’i de 65 liraya esirciye satar. İleride fazla para etmesi için ut çalmayı, şarkı söylemeyi de öğrenen Dilber, bir süre sonra 150 liraya Asaf Paşa’nın konağına satılır. Konağın oğlu Celal, Dilbere aşık olur. Bunu öğrenen annesi Dilber’i evden uzaklaştırır. Dilber bu kez Mısır’da zengin bir Mısırlının cariyesi olmuştur. Kapatıldığı evden kaçmak üzereyken geleceği hakkında umutsuzluğa kapılır ve çareyi kendini Nil nehrine atıp intihar etmekte bulur.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

13 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

1886 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilen eserde doğuştan kıskanç olan Zehra adındaki güzel bir kızın kocasını elinden kaptırma korkusu ile kıskançlığın pençesine yakalanışı işlenir. Tanzimat Edebiyatının ikinci dönem ürünü olan eser karakterlerinin çok yönlü ele alınışı ile kendinden önceki romanlardan ayrılır. Eser kıskançlık teması üzerine yazılmıştır. Yazar, çevre tasvirlerinde ve kahramanlarını çevrelerine uygun işleme konusunda dönemine göre başarılıdır.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

14 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Osmanlıda yanlış Batılılaşma sorununu alafranga züppe tipiyle işleyen eser, “Bey” ve “Efendi” kelimelerinin çağrıştırdığı Doğu – Batı çatışmasını işler.
Felâtun, yazarın idealize ettiği neredeyse kusursuz bir tip olan Rakım’ın olamadığı her şeydir. Felatun Bey, bir Batılı gibi yaşamaya heveslenir ancak bu konuda tek yapabildiği, yarım yamalak bir Fransızca ve en moda giysilerle Beyoğlu’nda gezmektir. Tembeldir, roman boyunca onu çalışırken hiç görmeyiz. Her şeyi birbirine karıştırır; kendi kültürünü, dilini doğru dürüst bilmez. Başını, sonunu düşünmeden hareket ettiğinden komik durumlara düşer; çok para harcar. Saftır; kendisini gerçekten sevdiğini sandığı hoppa bir Fransız aktrise tutulmuştur. Rakım’ın uyarmasına rağmen bütün servetini onun uğrunda tüketir. Rakım Efendi ise Felatun Bey’in tam karşıtı bir tiptir. Küçük yaşta anasız babasız kalmasına, çok yoksul olmasına rağmen dadısının yardımıyla kendini çok iyi yetiştirir. Çamaşırcılık yaparak kendisini büyüten dadısına minnettardır. Çok çalışarak Fransızca öğrenir, kendisine iyi bir iş bulur, yabancılara Türkçe dersleri verir. Evine cariye olarak aldığı Canan’ı eğitir, yetiştirir ve so­nunda onu severek onunla evlenir. Mutlu bir evlilik yaşarlar.

15 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Roman, İstanbul’dan bir gemiyle Batı’yı tanımak üzere giden gazeteci ve yazar Nasuh’un hikâyesidir. İstanbul’dan kalkan ve içinde farklı milletlerden yolcuları bulunan bir gemide başlayan olaylar, Nasuh’un etrafında gelişir ve Fransa’nın farklı muhitlerine taşınır. Romanın kahramanı Nasuh, roman boyunca Doğu’nun asaleti ile İslam’ın ahlak ve faziletlerini Avrupa’ya tanıtmak için kendisini adamış bir havari gibidir.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

16 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

1875 tarihli romanın diğer adı “İstanbul’da Neler Olmuş“tur. Romanda, III. Selim’in kurduğu Nizam-ı Cedit ile Yeniçeri Ocakları arasında yaşanan çekişme, bir aşk macerası etrafında anlatılır. İstanbul’da Veysel Efendi’nin kâhyalığına kadar yükselmiş, hadım köle Mesut, geceleri kadın kılığına girerek konak konak dolaşmaktadır. Bu dolaşmaları sırasında, efendisinin oğlu Osman ile ilişkisi olduğu için esirciye teslim edilen cariye ile karşılaşır. Cariye onu tanıyınca Mesut, kendisini ele vereceğinden korktuğu kadını ortadan kaldırmak ister ancak yapamaz. Cariyeyi adadaki bir mağaraya hapseder. Lalası olduğu Osman’ın yalvarmalarına dayanamayınca ona, sevdiği kıza kavuşmasının bir çeşit ölümle mümkün olacağını söyler. Delikanlı kabul edince, o da cariyenin hapsedildiği mağaraya kapatılır. Orada bir de oğulları doğan Osman’la Nergis, yedi yıl sonra bir yolunu bulup mağaradan çıkar. Bu ikisi için “dünyaya ikinci geliş”tir. Mağarada geçirdikleri zaman zarfında İstanbul’da ve dünyada çok şeyler olmuştur.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

17 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Genç, güzel, zengin ve iyi eğitimli dul bir kadın olan Ulviye, roman okumayı çok sevmektedir. Bir süre sonra okuduğu romanlarla yetinmeyip iyi bir roman kahramanı olacağını düşündüğü komşusu Dürdane Hanım’ı izlemeye başlar. İki yalı arasına gizlice bağladığı telefon aracılığıyla, Dürdane’nin zengin bir genç olan Mergub Bey’le görüştüğünü ve bu ilişki sonunda hamile kaldığını öğrenir. Megrup Bey’in Dürdane Hanım ile evlenmeye razı olmaması üzerine Ulviye, olaylara müdahale etmeye başlayacaktır.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

18 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Hikayenin kahramanı yaşı elliye yaklaşmış Safder adlı bir erkektir. Safder, sevmediği eşi Sıdıka ile mutsuz bir hayat sürmektedir. Hikayede geriye dönüş yapılarak yirmi yıl önce Safder’in Fahriye adlı bir kıza aşık oluşu anlatılır. Safder, Fahriye ile evlenir ve mutlu bir hayat sürmeye başlar. İki çocuk sahibi olduktan sonra, Safder bir memuriyet ile Avrupa’ya gönderilir. Aradan sekiz sene geçtikten sonra İstanbul’a dönen Safder Fahriye’yi değişmiş bulur. Fahriye, Safder Avrupa’dayken başka birine aşık olmuştur. Sonunda ayrılırlar ve Safder şimdiki eşi Sıdıka ile evlenir. Fahriye’nin evlendiği yeni eşi de bir müddet sonra ölür. Hikayenin sonu Safder ile Fahriye’nin oğulları Fahri’nin eğitimiyle ilgili bir meseleyi görüşmek için dokuz yıl sonra karşılaşmalarıyla biter.

Bu parçada anlatılan yapıt ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

19 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Daniş Çelebi, geçimini mahallede muskalar ve büyüler yaparak sağlayan bir kadının tek çocuğudur. Daniş Çelebi de okuduğu kitaplar ve dinlediği cin ve peri hikâyeleriyle gerçeklik duygusunu kaybetmiştir. Mahalleliye göre o, artık cinlere ve perilere kapılmış bir mecnundur. Bir gün, kibar bir bey olan Engürüsizâde, mahallenin deliliği dillere destan genç delikanlısı Daniş Çelebi ile eğlenmek için ona bir oyun hazırlar. Kendi eşrafından misafirlerini konağına davet eder ve Peri isimli cariyesine peri kıyafetleri giydirerek Daniş Çelebi’yi alaya alır.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerden hangisidir?

20 / 20

Kategori: Eser Özeti – Yazar

Kıskanç bir kadının kurbanı olarak sürgüne gönderilen bir gencin öyküsüdür. Esere “yanlış Batılılaşma” teması hakimdir. Romanda Ahdiye ve Nurullah adlı karakterler geleneksel ve millî değerlere bağlı kişiler olarak verilir. Nurullah’a aşık olan Ceylan ise Batılı tarzda yetişmiş, gerçek ismini (Ayşe) gizleyecek kadar özüne yabancılaşmış bir tiptir. Ceylan, Nurullah ile Ahdiye’nin evlenmesine engel olamaz. Bunun üzerine Nurullah hakkında asılsız bir jurnal vererek onun sürgüne gönderilmesine neden olur. Romanın sonunda Nurullah eşine kavuşacak, Ceylan ise intihar edecektir.

Bu parçada sözü edilen yapıt aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Skorunuz

Ortalama puan 70%

0%

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir